Sihirli Bahçe Montessori Okulu

İpek ve Sihirli Bahçe

4ya__m5

Zordur Farklı Olanı Yapmak – Sihirli Bahçe –

Bilinmeyeni yapmak zordur, az bilip çok konuşanların dünyasında bir değere inanmak, emek vermek ve herkes sana şüpheyle bakarken ama ben size iyi bir şey söylüyorum diyebilmenin yollarını aramak, azmetmek ve rüzgara karşı bazen dimdik tek başına durabilmektir. Beynimiz müthiş bir organ ama bizi yanıltabiliyor, amigdalamız bizi kötülüklerden koruduğunu zannederken bazen iyi olandan da geri durduruyor maalesef. Bunları niye mi söyledim ?

Kızım için okul arayışında iken bir öğretmen dostumun bana verdiği küçük bir bilgiyi araştırarak tanıştım Maria Montessori ve Sihirli Bahçe ile. Bu okulu bul ve her neresi ise oraya gönder demişti arkadaşım : ” Bu okuldan gelen çocuklar gerçekten sihirli ! “ Başladım araştırmaya ama gariptir arkadaşımın aksine pek çok olumsuzluklar duydum bu okul hakkında, aşırı disiplinli, çocuklar oyun bile oynayamıyormuş, tuvalet temizliğini çocuklar kendi yapıyormuş, muş da muş daha neler neler … Duydum doldum şiştim. Ama eğer kutunun dışında bir şeyler yapmayı seven bir yapınız varsa konu hakkında fikir sahibi değil, bilgi sahibi insanlara ulaşmalısınız ben de öyle yaptım. Gittik okulu gezdik hayır hiçbir söylenilene uymuyor, ne yaptığını bilen, evet bir duruşu olan ama asla sevgiden yoksun olmayan bir okul. Kararı verdik eşimle ama bir problem var evimize çok uzak maalesef. Hemen sesler gelmeye başladı etraftan yapma çocuğuna her gün 15 km uzağa gidemez, ver evin yakınında şıkır şıkır yerler var. Yok dedim servisle gidip gelecek. Ama zaten herkes bana karşıyken bir engel daha çıktı karşıma servis yok. Maalesef bu konuda çözüm de üretemiyorlar. İşe gidip geldiğim için mümkün değil getirip götürmem, sabah 07:30 akşam 19:00 gibi bir şeyler yapmam lazım ki zaten ilk kez kreşe vereceğim herkes bana neden olamayacağını anlatıp duruyor. Çözüm üretemiyorum ve sonunda pes ettim, başka bir okulla anlaştık, ama içim içimi yiyor, böylesi bir sistem var ve sadece 15 km yüzünden kızımı belki 35 yaşında farklı olmasını sağlayacak, inandığım bir yere gönderemiyorum. İtiraf ediyorum Hıdırellez de resimler bile çizdim Sihirlibahçe diye ve bir gün sevgili Esra Hanım’dan bir haber geldi ki çok sevindim, bir öğretmenimiz ve eşi getirip götürebilecekti İpeği. İşte böyle başladı Sihirli Bahçe maceramız.İkinci sene Şafak abimizin tayini çıkınca biz yine ortada kaldık,tam okuldan alsak mı diye düşünürken bu sefer Demir Alp’imizin annesi Birsen teyzemiz Melek gibi çıktı ortaya akşamları İpeği ben getiririm demez mi ? 3.sene için yine ulaşım derdimiz var, ama sistemin tamamlanması bence artık bilgi düzeyim de arttığı için çok önemli, ayçöreğimizde büyüdü uzun bir sihirli bahçe günü onu daha az etkileyecektir,daha iyi bir çözüm gelmesse, geç de olsa ben alacağım onu her akşam. Okulun ilk yılında çocuklar gibi veliler de panik içinde küçük bebeğini emanet ediyorsun ilk kez bir yerlere, açıksın her türlü dokunuşa,dolduruşa, ama kendimi toplayıp boş konuşmalara değil,işin erbebında çözdük alışma problemlerimizi, hiç pişman olmadım ve her geçen gün iyi ki dedim, iyi ki yaptık eşimle farklı olanı. Yaptığı işe bu kadar akademik yaklaşan, hiç üşenmeden sadece çocukları değil,velileri de eğiten bir yer burası. Baş öğretmenimiz Nesrin Hanım, Arzu Hanım, Emrah Bey,Çiğdem Hanım başta olmak üzere deneyimli bir öğretmen-beyin takımı var, zor olanı başarmışlar, karşı durmuşlar belli ki pek çok zorluğa ilk kurulduklarında misyonerlik yaptıkları dahi zannedilip incelemeye tabii tutulmuşlar.İlk öğretmenimiz Emine Hanım ve bu sene tatlı sert otoritelari ile Aslıhan öğretmenimiz ve Gizem öğretmenlerimiz iyi ki varlar. Atatürk daha o yıllarda bu eğitimin mutlaka incelenmesini ve öğretmenlerin bu sistemi öğrenmesini istemiş ama zamanla Dünyada gelişirken, Türkiye’de unutulup gitmiş. Bilinmeyen korkutur insanları ve hemen bit yeniği aranır altında. İlk telefon yapıldığında da gülünmüş iki oda arasında ses iletiliyormuş, bağırsan gidermiş ses zaten, ne gereksiz bir alet bu böyle. Büyük düşünebilen insanlar iyi ki varlar, o yüzden milyarlarca insan geçip gidiyor şu sahneden çok az insan kendini gerçekleyebiliyor. Bizlere sık sık düzenledikleri seminerlerde beynin yapısı, nöronların bağlanması hakkında dahi pek çok güzel bilgi verdiler, 0-6 yaşta bir çocuk beyninde bağlanmadan ve doğru uyaranları bekleyen nöronlardan %80 i kendini bir yerlere bağlıyor. Yani çocuğunuzun gelecekteki yaşantısının ne kadar başarılı geçeceğini % 80 olumlu bir yola sokabiliyorsunuz bu sistemle, harika bir oran bu. Verdiğimiz akademik bilgi önemli değil, verdiğimiz uyaranlar, araçlar, gerçek hayat örüntüleri ve özgüven bizi farklı kılan diye dillerinde tüy bitti anlatmaktan. Eğer çocuğunuzun toplumla uyumlu ama herkesden farklı düşünebilen bir birey olması, özgüveni olması , liderlik altyapısı olması, yaptığı iş her ne olursa olsun kendi potansiyelinin en iyisini yapması sizin için önemliyse bu eğitim de önemli. 21.yüzyılda zaten eğer farklı olanı yapmakla ilgili bir altyapısı yoksa çocuklarınızı nerede okutursanız okutun, eninde sonunda yaklaşik benzeri yerlerde çalışan 9-6 mesaicisi olup çıkıyor pek çoğu . Ama ülkesine,dünyaya,çevreye,iyiliğe dokunabilen insanlar hem içsel bütünlük ve mutluluğu yakalamış insanlar hem de maddi sorunları yok.İşte bu gerçek mutlulğa ermiş bireyler yaratmak önemli olan bence,ömür boyu vereceğiniz kolej paralarından sonra sıradanlık hepsini çekiyor içine zaten. Her ay düzenli gezileri, temaları, çocukların sahnede yaptığı sunumlar ,el işi çalışmaları ile klasik iyi bir kreşten beklenenden çok daha fazlasını zaten verirken, Montessori araçları ve matematik altyapısı ile matematik mezunu olan bana bu yaşımda (a+b) nin karesinin aslında ne demek olduğunu öğrettikleri için kızıma kattıkları ve katacakları için çok teşekkür ediyor, herkese fikir sahibi olandan değil bilgi sahibi olandan bilgi almalarını tavsiye ediyorum.

Şebnem Öztürk

http://www.sebneminiyilikmarketi.blogspot.com.tr