Gazete Adı: HRS Magazine
Tarih:
Günümüzde okul öncesi eğitimin önemi tartışılmaz. Bilim insanları tarafından ispatlandığı üzere zekanın ve kişiliğin yapı taşlarının oluşmasında çok büyük önem taşıyan 0-6 yaş dönemi ilköğretim öncesine dek geliyor. Verdiği seminerler ile ebeveynleri Okul öncesi eğitimin önemi konusunda bilgilendirmeye çalışan eğitimci Arzu Aydoğan ile bu konu ile ilgili görüştük. Söz okul seçimlerine kadar geldi.
Ben üniversiteye hazırlanırken bir gün gelipte okul öncesi eğitimcisi olacağım söylenseydi buna kesinlikle inanmazdım. Hayalimde mühendis olmak vardı, bende önce mühendis oldum. Mühendislik okuduğum yıllarda okul öncesi eğitimin gerekli olup olmadığı sorulsa, eğitim hayatına başlamak için iki yaşın çok erken olduğunu söylerdim. Çünkü hem insan beyninin gelişimi için hayatın ilk altı yılının öneminden habersizdim hemde okul öncesi kurumlarda çocukların sadece bakılıp, oyalandığını sanıyordum. Okul öncesi eğitimde görev almaya başladığımda ise, üniversite okumuş benim bile bu konuda büyük ölçüde bilgisiz olduğuma çok üzülmüştüm.
Geçen yıllar içinde, okul öncesi eğitim yöntemlerinden Montessori Yöntemi hakkında eğitim aldım. Altı yıldır da Sihirli Bahçe Montessori Okulu’nda çalışıyorum. Bu yıllar içinde hem okul içindeki çocukları gözlemledim hem de üç kızımın gelişim evrelerini birebir yaşadım. Bugün şüpheye yer vermeksizin okul öncesi eğitimin hayati değerini biliyorum ve bu konuda ulaşabildiğim herkesi bilgilendirmeye çalışıyorum. Çünkü insan hayatı için çok önemli olan ilk altı yılın en verimli ve doğru biçimde geçirilmesi sadece çocuklarımızın hayatını etkilemeyecek aynı zamanda Türkiye’nin geleceğini etkileyecektir. Biz çocuklarımızın gelişiminde onların gelebilecekleri en ileri seviyeye ulaşmaları için gereken tüm zemini hazırlamalıyız.
Çocuklarla çalıştığım için kendimi hep çok şanslı hissetmişimdir çünkü hiçbir ön yargıya sahip olmayan bu küçükler, toprak gibi alır beş verirler. Maria Montessori’nin dediği gibi doğru toprak, su ve güneşle tohumun içinde saklı olan her şeyi açığa çıkarabilirsiniz yada uygunsuz bir toprağın, verimsiz bir suyun ve zayıf güneşin etkisiyle tohumun sahip oldukları, gün ışığını hiç göremeden yok olur gider.
Çocukların okul öncesi dönemde eğitime ihtiyaçları var mı?
En çok sorulan sorulardan birisi okul öncesi dönemde eğitime gerek olup olmadığıdır. Anne ve babalar çocuklarının büyüdüğünü kabul etmekte zorlanırlar, dolayısıyla iki, üç yaşlarındaki çocuklarının onlardan ayrılıp bir okula başlaması fikri tüm anne babaları ilk anda tedirgin edebilir. Oysa çocuğun bilişsel, sosyal, duygusal, dil alanında ve hatta fiziksel gelişimi içinde bir okula gitmesi gerekir. Eskiden bir ailede çoğunlukla birden fazla çocuk olurdu ve aileler hem akrabaları ile hem de komşularıyla çok sık bir arada olurlardı. Böylece çocuklar çok değişik yaşlardaki kişilerle beraber olur ve hem büyüklerinden hem de akranlarından hayati öğrenirlerdi.
Bugün çocuklarımız, anne,baba ve bakan kişilerin üçgeninde yalnız büyüyorlar.
Diğer bir neden de insan hayatının en önemli dönemi olan ilk altı yılın çocuk için en verimli geçirilmesi gereken dönem olması. Bu yaşlar çocuğun gelecekte olacağı yetişkini şekillendirdiği yaşlardır. Bilimsel çalışmalar bu yıllar içinde edinilen tecrübelerin önemini tartışmaya yer vermeyecek şekilde ispatladı ve eğitimcilerin dikkatini özel olarak bu ilk altı yıla çekti. 0-6 yaş insanın hem karakterini hem de zekasını oluşturur. Bu tecrübelerin önemi ‘ilk’ tecrübeler olmalarında yatar. Çocuğun hayata dair aldığı bilgiler ‘ilk’ oldukları için kıyaslanamaz, bu nedenle çocuk yaşadıkça edindiği tüm tecrübeleri bu ilk tecrübelere göre değerlendirir. Bu nedenle her şeyden önce, anne baba bu dönemde çocuğun sadece zekası için değil aynı zamanda hayata karşı olumlu bir tutum belirlemesi için de eğitime ihtiyacı olduğunu anlamalıdır.
İlk altı yaşın eğitimi tüm dünyada insan hayatının en önemli kademesi olarak değerlendirilmekte ve okul öncesi eğitim, tartışmaya yer vermeksizin uygulanmaktadır. Bu nedenle anne ve babaların okul öncesi eğitime yönelik bilgilendirilmesi gerekir. Bu amaçla okulumuzda kurduğumuz ‘Çocuğumla Yaşam’ eğitimlerinin yoğun bir katılımla ilerlemesi bizleri mutlu ediyor. HRS Kadın Hastalıkları ve Doğum Hastanesi bünyesinde düzenlenen seminerlerin bahar döneminde de iki seminerle daha çok anne ve babaya ulaşmayı hedefliyoruz.
Okul öncesi eğitime başlarken nasıl seçim yapmalıyız?
Çocuğu için önemli bir karar vermesi gereken yaşlar geldiğinde her anne baba biraz endişelenebilir. Çocuk için yeni bir dünya, yeni bir hayat seçeceksiniz. Aklınızda bir sürü soru ve kalbinizde birçok endişe olması doğaldır. Anne babanın ilk vermeleri gereken karar okul öncesi eğitimin gerekli olduğuna dair karardır. Çünkü bu kararı veren ebeveynlerin çocukları okul hayatına, diğer çocuklardan çok daha kolay ve hızlı uyum sağlar. Kararınızı verdikten sonra mutlaka çok çeşitli okulları gezin ve önceliklerinizi belirleyerek seçim yapmaya çalışın. İlk önceliğiniz elbette güvenlik olacaktır. Okul binasının giriş ve çıkışlarını, yangınla ilgili güvenlik önlemlerini, bahçeyi, dışarı açılan kapı ve pencerelerin kilit yada durdurucularını, balkonlara ve mutfağa ulaşım koşullarını inceleyebilirsiniz. Bunlarla beraber çocuğun okula ulaşımını sağlayan otobüs de güvenlik incelemenizden geçmelidir.
Ayrıca çocuğun okuldan alınması sırasında da okulun güvenlik politikası olup olmadığına bakmalısınız; çocuğu okuldan alabilecek olan kişiler kayıt dosyasında yazılmış olmalıdır.
Temizlik herkes için önemli olduğundan ayrıca belirtmeye gerek duymuyorum ama ortamların düzenli olarak düzenli olarak havalandırılmasına dikkat edilmesini temizlik önceliğinize ekleyebilirsiniz.
Bu safhaları geçtikten sonra okulun mevcut eğitim yöntemiyle ilgili bilgi almanız önemlidir. Dünyada uygulanan çeşitli okul öncesi eğitim yöntemleri vardır. Ülkemizde en sık rastlanan geleneksel eğitimdir.
Yöntem hakkında sadece okullardan bilgi almakla yetinmemeli ve özellikle yöntemler arasındaki farklılıkları inceleyen kaynaklara başvurulmalıdır. Çocuğun gelişiminin nasıl takip edildiği, gelişim evreleri ve çocuğun özellikleri hakkında anne ve babanın nasıl bilgilendirildiği, okulun işlediği konularla ilgili nereden ve ne sıklıkla bilgi alabileceğiniz mutlaka öğrenmeniz gereken noktalardır.
Ayrıca öğretmenlerin sorunla karşılaştıklarında nasıl bir tutum içinde oldukları ve okulun genel disiplin uygulamaları ile ilgili de bilgi alın. Disiplin konusunda bir okul ne çok sıkı ne de çok serbest olmalıdır, unutmayın ki kuralsız bir hayat, gerçek hayat değildir ve çocuk mutlaka kurallarla karşılaşır. Önemli olan kurallara uyum sağlamayı öğrenebilmektir.
Tüm ailelere ve çocuklara okul seçiminde kolaylıklar dilerim. İnsan hayatındaki en j-hızlı kazanımın bu ilk altı yaşta olduğunu unutmadan çocuklarımız için bu dönemi en verimli ve güzel haliyle geçirmek dileğiyle…
Maria Montessori, 1900’lü yılların başında, önce İtalya’yı sonra Avrupa’dan Amerika’yı baştan başa etkisi altına alan bir eğitim yönteminin yaratıcısıdır. Günümüzde Montessori Yöntemi yüzyıllık bir tecrübeye sahiptir. Ayrıca, geçen yıllar içinde bilimsel çalışmalar yöntemin işleyişini desteklemiştir. Bu önemli özellikler Montessori Yöntemi’ni diğer yöntemlerden ve geleneksel eğitimden ayırır…